Forbes – Nisan Yazısı

İhracatı nasıl arttır(ama)mışız? Nasıl arttıra(maya)biliriz? TÜİK tarafından revize edilen milli gelir rakamları bizi orta gelir tuzağından kurtulmaya biraz daha yaklaştırsa da ihracatımızın milli gelire oranının sandığımızın da altında olduğunu gösterdi. Şekil 1. Eski ve yeni milli gelir hesaplarına göre ihracatın milli gelirdeki payı (%) Kaynak: TÜİK Grafikten de göreceğiniz üzere revize edilen rakamlar ihracatımızın milli gelire oranının düşük ve uzunca süredir neredeyse yatay seyrettiğini gösteriyor. İhracatımızı milli gelirimizden daha fazla arttıramamışız. Analizi biraz daha detaylandırıp ihracatımızın yaklaşık yarısını oluşturan sektörlerin son 10 senedeki performansına baktığımızda da durumun çok da iç açıcı olmadığını görüyoruz. Aşağıdaki grafikte dikey eksen sektörün ihracat artışının Türkiye’nin milli gelir artışına oranını gösteriyor. Yatay eksende de sektörün… Read More

Continue Reading

Forbes – Mart Yazısı

CHURCHILL’E SAYGILARLA … Winston Churchill’in ünlü bir sözüdür: “Never let a good crisis to go waste!”[1]. 2001 yılında cumhuriyet tarihimizin en ağır finansal krizinden sonra atılan reform adımlarına ve elde edilen kazanımlara bakınca insanın aklına ister istemez bu söz geliyor. Krizi çok iyi değerlendirerek yazılan bu başarı hikayesinin odak noktasında da sağlanan mali disiplin, siyasi baskılardan arındırılmış bir merkez bankası kurgusu ve bağımsız denetleyici ve düzenleyici kurumlar yer alıyordu. Geçen yazıda bu kazanımlardan “merkez bankası bağımsızlığının” son dönemde nasıl aşındığını özetlemeye çalışmıştım. Bu yazıda da en az para politikası kadar önemli ve giderek kırılganlaşan maliye politikasına değineyim istiyorum. Maliye politikasını izleyip değerlendirmek para politikasına oranla zor ve bir o kadar… Read More

Continue Reading