Post-Truth ve Yapısal Reform

BİRİ YAPISAL REFORM MU DEDİ? POST-TRUTH VE YAPISAL REFORM Son dönemlerde “yapısal reform” etrafında dönen tartışmalara bakınca insanın ister istemez aklına “post-truth” kavramı geliyor. 2001 krizi sonrasında yapılan yapısal reformlar sonucu elde edilen bütün kazanımların yavaş yavaş eridiği bu dönemde yapısal reform diye ortaya çıkmayı ben başka türlü izah edemiyorum. Bu kazanımlardan biri herkesin bildiği üzere merkez bankası bağımsızlığıydı. Geçiniz… 2001 sonrasında merkez bankası bağımsızlığından daha önemli bir başka kazanım da mali disiplindi. Mali disiplin olmadan bağımsız bir merkez bankası ve para politikasından bahsetmek mümkün değil çünkü.  Daha önce AK Parti’nin ilk döneminde sağlanan bütçe disiplininin bir başarı hikayesi olduğunu yazmıştım. Artık aynı rahatlıkla yazamıyorum. İsteyen bu yılın ilk dört… Read More

Continue Reading

Toplumsal Zeka

Hepimiz cin gibiyiz ama toplumsal zekamız ne durumda? Önümüzdeki dönem şirketler tarafından aranan yeteneklerin kesişim noktalarından biri de kişinin içinde bulunduğu kurum ya da organizasyonun kolektif zekasını (collective intelligence) yükseltebilecek niteliklere sahip olması. Ve çoğumuzun beklentisinin tersine bir şirket ya da organizasyonun kendisi için esas olan kurumun geliştireceği kolektif zeka ise işe aldığınız kişilerin ufak birer dahi olması şirketinizi daha akıllı yapmayabiliyor. Empati kurabilen, ikna kabiliyeti yüksek ve öğretmeyi seven çalışanların kurumsal akla daha da fazla katkı yapabileceği bir döneme giriyoruz. Konuyla ilgili yapılan çalışmalarda ortaya çıkan ortak bulgulardan biri, grupların ya da şirketlerin içindeki fikir akışının (idea flow) o kurumdaki kolektif zekayı en fazla etkileyen faktörlerden biri olduğu yönünde.… Read More

Continue Reading