2004 yılında Kydland ve Prescott’a ekonomi alanında Nobel ödülü kazandıran “zaman tutarsızlığı” problemi, politika yapıcıların (TCMB) ekonomideki diğer birimlerle (piyasalar ve fiyat koyucular) paylaştığı anda optimal olan politikaların (sıkı para politikası duruşu ve faiz artışı) beklentiler oluşturulduktan sonra (piyasalarda faiz artışı beklentisiyle kurda gevşeme) optimal olmamasına (faizleri arttırmaması ve gevşekliğe devam etmesi) dayanır.

Bu durumda politika yapıcılar, kurumların iyi işlemediği, zayıf hafızalı ve miyop ekonomilerde (Türkiye ekonomisi) daha önce izleyeceklerini söyledikleri politikaları itibarlarını kaybetme (rekor döviz kuru ve 2 yıllık devlet tahvili) ve gelecekte daha yüksek maliyetlerle (çok yüksek bir faiz artışı) karşılaşmayı göze alarak uygulamaktan vazgeçerler.

Eğer ekonomiyi sonlu ufuk (24 Haziran) olarak modellerseniz sona yaklaştığı için kredibilite derdi de kalmayan politika yapıcıların (TCMB) giderek daha fazla bu yola başvurduklarını görürsünüz. Çoğu zaman ortaya çıkan sonuç da iktisadi birimlerin (piyasalar) politika yapıcıların (TCMB) bu davranışını bir süre sonra sezip beklentilerini (enflasyon ve kur beklentileri) ona göre şekillendirmesidir.  Bu gibi durumlarda ekonomi daha kötü bir dengeye (yüksek enflasyon, değersizleşen TL) oturur. Modellemede sonlu ufuk (24 Haziran) kullanmaktan vazgeçerseniz politika yapıcılar kötü dengeyi ve kaybolan itibarlarını iyileştirmek için sonrasında daha yüksek bir maliyeti (daha yüksek bir faiz artışı) göze almak zorundadır.

Yukarıda özetlenen bu problem, politika yapıcıların (TCMB) siyasetçilerin kısa dönemli siyasi tercihlerine ve iktisadi görüşlerine (seçim kazanma ve faiz-enflasyon ilişkisi) direnç gösterebildiği kurumsal yapılarda (bağımsız merkez bankaları) çok daha az görülür. Politika yapıcıların (TCMB) piyasalarla etkin bir iletişim kuramadığı (herkes faiz kararları hakkında konuşurken sessiz kalma) durumlarda ortaya çıkan belirsizlik iktisadi birimlerin (piyasalar ve fiyat koyucular) beklentilerinde daha fazla kötüleşmeye yol açar. Ortaya çıkan yegane sonuç da toplumsal refahın kötüleşmesidir.

Derslerde ya da yönetici eğitimlerinde “bu anlattığınız modellerin gerçek hayatla ne ilgisi var?” diye ısrarla soranlara duyurulur, TCMB’ye bu katkılarından dolayı teşekkür bir borç bilinir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *