Cinsiyete Dayalı Ücret Eşitsizliğini Ortadan Kaldırmak

Bu hafta daha fazla kadınımızın insana yakışır işlerde ve koşullarda çalışabilmeleri için atılabilecek politika adımlarını yazacağız. Mutlaka yazmayı unuttuğumuz politika adımları ya da eksik bıraktığımız alanlar vardır. Onları da sizlerin değerli geri görüşleriyle tamamlamayı bekliyoruz.

Cinsiyete dayalı ücret eşitsizliği belki de etkili önlemlerle çözülmesi en kolay sorunlarımızdan biridir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de cinsiyete dayalı ücret farklarında eşitsizlikler mevcuttur. Raporlara göre Türkiye’de cinsiyete dayalı ücret farkı %21’dir. Türkiye 36 OECD ülkesi arasında, cinsiyete dayalı ücret farkında sondan dördüncü sırada bulunmaktadır. 2008 yılında cinsiyete dayalı ücret farkı konusunda Türkiye’den daha kötü durumda olan diğer dört ülkeden (Güney Kore, Japonya, Estonya ve İsrail) üç tanesi 2019 yılına gelindiğinde bu farkı azaltmışken yalnızca İsrail ve Türkiye’de herhangi bir değişiklik yaşanmamıştır. Ülkemizde, kadınlar erkeklere oranla %21 oranında daha az ücret almaktadırlar. Ücret farkının yaş ilerledikçe artış göstermeye başladığı ve özellikle 40’lı yaşlardan sonra kadınların erkeklere oranla %25,9 daha az ücret aldığı görülmektedir. Benzer şekilde, eğitim seviyesi düştükçe de cinsiyete dayalı ücret farkı artmaktadır. İlkokul ve altı eğitim düzeyine sahip ücretli çalışanlar arasında kadınlar %38,6 oranında daha az ücret alırken, yüksekokul ve üzeri eğitim düzeyinde %15,8 oranında daha az ücret almaktadırlar. Kayıtlı çalışanlarda ücret farkı %11,5 olarak hesaplanırken, kayıt dışı çalışanlarda ücret farkı %24,2 olarak hesaplanmıştır. Yani kayıt dışı çalışan bir kadın, kayıt dışı çalışan bir erkeğe oranla dörtte bir daha az para kazanmaktadır. Bu durum kayıt dışı çalışan kadınların güvencesizliğini ve karşılaştıkları gelir adaletsizliğini kanıtlar niteliktedir.

Mesleklere göre ücret farkına bakıldığında ise eşitsizlikler tekrarda göze çarpmaktadır. Örneğin Hizmet ve Satış elemanları içinde kadın çalışanların oranı %35 iken, kadınlar erkeklere oranla %43,5 daha az kazanmaktadırlar. Aşağıdaki tabloda mesleklere göre cinsiyete dayalı ücret farkı detaylı olarak sunulmaktadır;

Kaynak: Cinsiyete Dayalı Ücret Farkının Ölçümü Raporu ILO-TÜİK (Eylül-2020)

Benzer eşitsizlikler sektörler arasında da mevcuttur. Örneğin Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık sektörlerinde kadın çalışanların oranı %36 iken, kadınlar erkeklerden %43,1 oranında daha az ücret almaktadırlar. Aşağıdaki tabloda sektörlere göre cinsiyete dayalı ücret farkı detaylı olarak sunulmaktadır;

Kaynak: Cinsiyete Dayalı Ücret Farkının Ölçümü Raporu ILO-TÜİK (Eylül-2020)

Bu anlamda Türkiye’de cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğinin -devletin görece eşitleyici istihdam yapısına rağmen- ciddi bir sorun olduğunu görmek mümkündür. Bu sorunun çözümü için her şeyden önce “Eşit İşe Eşit Ücret” hakkının temel bir insan hakkı olduğunun kabul edilmesi ve bunun Anayasal ve yasal düzeyde kabul edilmesi gerekmektedir. Toplu sözleşmelerin daha dezavantajlı grupları kapsaması, kadınların üst pozisyonlarda yer alması, kız çocuklarının başta STEM olmak üzere geleceğin işlerine yönlendirilmesi de çözüm seçenekleri arasındadır. Ek olarak ücret konusunda şirketlerin şeffaf davranmasını sağlamak da çok önemli hale gelmektedir. Harvard Business Review araştırmasına göre devlete yapılan zorunlu ücret bildirimleri şirketlerde cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğini azaltmıştır. Şirketlerin belirli sürelerde ilgili devlet kurumuna yapacağı ücret bildirimleri hem kurumların adaletsiz maaş veren firmalara yönelik politikalar geliştirmesine yardımcı olacak hem de cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğini azaltmaya katkıda bulunacaktır.


Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.Required fields are marked *