Bu hafta daha fazla kadınımızın insana yakışır işlerde ve koşullarda çalışabilmeleri için atılabilecek politika adımlarını yazacağız. Mutlaka yazmayı unuttuğumuz politika adımları ya da eksik bıraktığımız alanlar vardır. Onları da sizlerin değerli geri görüşleriyle tamamlamayı bekliyoruz.
Kadınların iş hayatında olmalarının önündeki en büyük engellerden biri çalışma saatlerinin katılığı ve fazlalığı. Halihazırda ev işleri ve aile bireylerinin bakımı gibi sorumlulukları sırtlanmak zorunda kalan kadınlar katı çalışma saatlerinin de yüküyle istihdamdan çıkmak zorunda kalıyorlar. Esnek çalışma saatlerinin ve evden çalışma faaliyetlerinin yaygınlaştırılması ve desteklenmesi kadınların istihdama katılımını arttıracaktır.
Örneğin ILO ve Eurofound tarafından 2019’da yapılan bir araştırmaya göre Avrupa Birliği’nde çalışanların yalnızca %33’ü yoğun çalışma temposu altındayken, Türkiye’de bu oran %50’dir. Benzer şekilde AB ülkelerinde çalışanların yalnızca %17’si haftada 48 saatten çok çalışmakta iken bu oran Türkiye’de %50’dir.
Press enter or click to view image in full size

Türkiye’deki tüm çalışanlar AB ülkelerindeki çalışanlara kıyasla hem daha yoğun hem de daha çok çalışmalarına rağmen bu ülkelerdeki gelir seviyesine sahip değiller. Daha da kötüsü çalışanlara yalnızca ekonomik değil, işçi hakları da verilmiyor. Örneğin Güney Kore’de çalışanların %70’i gerektiğinde kişisel veya ailevi durumlarıyla ilgilenmek için 1–2 saat izin alabilirken, Türkiye’de çalışanların yalnızca %20’si böyle bir hakka sahip.
Sağlanacak bu haklarla birlikte kısmi zamanlı çalışmanın özendirilmesi kadın istihdamını arttıracak niteliktedir. Elbette kısmi zamanlı çalışma modellerinin güvencesiz istihdamı özendirmesinin de önüne geçilmelidir. Bu sorunun çözümü için çalışanların haklarını gasp etmeden ve çalışanları bazı iş yerlerinin sömürüsüne bırakmadan, güvenceli esnek sözleşmeler ve esnek çalışma saatleri uygulanmalıdır.
Kısmi ve yarı zamanlı çalışmada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, yarı zamanlı çalışmak zorunda kalan kadınların terfi ve iş yerinde ilerleme gibi imkanlara erişimde sıkıntı yaşamalarının önüne geçmektir. Eğer esnek çalışma ve yarı zamanlı çalışma konusunda bilinç yükselir ve genel görüş değişirse bu sıkıntılar da ortadan kalkacaktır.
Bu noktada devlet kadar iş yerlerine de görevler düşüyor. Kadınların özellikle doğum sonrası işe dönmeme nedenlerinin başında iş yerlerinin esnek çalışma saatlerine yanaşmaması gelmektedir. İşverenler kadınların istihdama katılımını arttırmak için evden çalışma ve iş paylaşımı gibi konuları teşvik etmelidir. Tam da bu pandemi süreci uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasına olanak sağlamış oldu. Özellikle masa başı işlerde şirketlerin uzaktan çalışma faaliyetlerini arttırmaları için gerekli altyapıları oluşturmalarına zemin oluştu. Elbette evden veya uzaktan çalışmanın kariyer ve iş yeri üzerindeki negatif etkisinin ortadan kaldırmak da bu sürecin bir parçası olmalı. Yani işverenler esnek çalışma örneklerinin yalnızca kabul edilebilir değil, teşvik de edildiği ortamlar oluşturmalıdır. Özellikle esnek çalışmadan yararlanan ve sonrasında üst düzey pozisyonlara terfi eden kişilerin örnek gösterilmesi bu teşviği sağlayabilir.