Kayıt Dışı Çalışmanın Önüne Geçilmesi — Gelir Güvencesinin Sağlanması

Bu hafta daha fazla kadınımızın insana yakışır işlerde ve koşullarda çalışabilmeleri için atılabilecek politika adımlarını yazacağız. Mutlaka yazmayı unuttuğumuz politika adımları ya da eksik bıraktığımız alanlar vardır. Onları da sizlerin değerli geri görüşleriyle tamamlamayı bekliyoruz.

Günümüzde kayıt dışı istihdam sorunundan en fazla etkilenenlerin kadınlar olduğu görülüyor. Sadece ülkemizde değil dünyada da kayıt dışı çalışan kadınların oranı erkeklerden daha fazladır. Ücretli istihdam rakamlarına baktığımızda kayıt dışı oranın kadınlarda %19,5 erkeklerde ise %17,3 olduğu görülüyor. Kendi hesabına çalışan kadınlarda kayıt dışılık %81,6 seviyelerine ulaşırken erkeklerde bu oran %65’tirAyrıca kayıt dışı çalışanlar arasında kadınlar erkeklere göre kıyasla %24,2 daha az ücret almaktadır.

Kayıt dışı istihdamda kadınların en çok yer aldığı işlerden biri ev işçiliğidir. Enformel nitelikteki ev hizmetleri ve ev işçilerinin karşılaştıkları sorunlar iş tanımındaki belirsizlikle başlıyor. Bu belirsizliğin sebepleri ev işçiliği gibi bir meslek sınıflamasının bulunmaması ve çok farklı mesleklerin ev hizmetleri kapsamına girmesidir. Bu durum ev işçilerinin hangi sürede ne tür işleri yapacağı konusunu tümüyle işverenlerin keyfi kararlarına tabi kılmaktadır. Sonuç olarak, ev işinde çalışanlar uzun çalışma sürelerine razı olmak zorunda kalmaktadır, özellikle yatılı bakım işçileri adeta 24 saat çalışmaya hazır bir konumda bulunmaktadır.

Ev hizmetlerinde çalışanların sosyal sigorta tarafından kapsanması da istisnai bir durumdur. Ev hizmetlerinde süreksiz çalışanlar yasal olarak sosyal sigortalar dışında bırakılmıştır. Sürekli ve aylıkçı çalışanlar sosyal sigorta kapsamında olmasına rağmen yüksek primler, sigorta edimlerine hak kazanmak için gereken prim gün sürelerinin uzunluğuaylık bağlama oranlarının düşüklüğü ve sigorta işlemlerindeki bürokratik zorluklar ev işçilerini ve işverenleri kayıtsız istihdama yönlendirmektedir. Tam da bu gerekçelerle ev işçilerine uygun bir sosyal güvenlik modelinin geliştirilmesi gerekmektedirBu bağlamda yapılması gerekenler;

  • Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş Sözleşmesi (189 Sayılı ILO Sözleşmesi) imzalanmalıdır,
  • Ev işçileri insana yakışır çalışma koşulları için gerekli tüm haklara sahip olmalıdır ve yaptıkları işin niteliğine göre özel yasal düzenlemeler yapılmalıdır,
  • Ev işçileri İş Kanunu kapsamına alınıp kayıtlı çalışmaları desteklenmelidir, (şu an sadece Borçlar Kanunu’nda yer almaktadırlar), işsizlik sigortasından ve sağlık hizmetlerinden yararlanmaları sağlanmalıdır,
  • Ev işçileri için yeni mesleki standartlar saptanmalı ve bunlar için mesleki yeterlikler sertifikasyona bağlanmalıdır,
  • Ev işçilerini çalıştıran işverenlere yönelik işveren teşvikleri oluşturulmalıdır.

Kayıt dışı çalışma ile ele alınması gereken konulardan bir diğeri de kadınların gelir güvencesinden yoksun olması ve bu sebeple tasarruf-sosyal güvenlik hizmetlerinde yaşadıkları sıkıntılardır. Günümüzde kadınların çoğu gelir güvencesi olmadan çalışmakta ve gelirlerinin büyük kısmını ev giderlerine veya çocuk bakımına/eğitimine harcamaktadır. Daha az gelir elde eden kadınlar erkeklere kıyasla daha zor tasarruf edebilmektedir.

Kadınların gelir güvencesinin sağlanması için öncelikle istihdam garantili programlar yaygınlaştırılmalıdır. Türkiye’de iş başı eğitim programı olarak ele alınan bu uygulama kadınların ilgisini çekecek mesleklerde yapılmalı ve yaygın hale getirilmelidir. Gelir güvencesini arttırmak için Hindistan örneği ele alınabilir. Kadınlara evlerinden makul bir uzaklıkta (örneğin 10 kilometre) iş imkânı verilmesi, kadınların bakmakla yükümlü oldukları kişiler için kreş/bakım evi gibi hizmetlerin ücretsiz sunulması, isteğe bağlı olarak kadınların maaşlarının bir bölümünün gıda desteği olarak ödenmesi ve asgari ücretli güvenceli bir işin garanti edilmesi kadınların gelir güvencesini artıracaktır.

Kadınların tasarruf imkanlarının geliştirilmesi için ise emeklilik ve mikro-emeklilik ile şartlı/şartsız nakit yardımı imkanları yaratılmalıdır. Standart emeklilik planlarında asıl amaç kayıtlı çalışanlardır. Ancak bireysel emeklilik gibi sistemlerde prime bağlı emekli olmak da kayıt dışı çalışan kişiler için mümkündür. Yine de kadınların bir bölümünün kayıt dışı çalıştığı ve kayıt dışı çalışan kadınların da daha az para kazandığı göz önüne alındığında, düşük prim ödeyen kadınların emekli olduklarında da düşük ücret almaları söz konusudur. Ek olarak kadınların çocuk bakımı, doğum gibi nedenlerle bireysel emeklilik sistemlerinden çıkışları da daha çok olasıdır.

Bu sorunun çözümü için Şili’deki bireysel emeklilik ve emeklilik sistemleri uygulanabilir. Örneğin kadınlar için minimum prim ödeme yılının kaldırılması, belirli bir süre ödenen prim sonrasında (18 ay gibi) çocuk desteğinin sağlanması, idari masrafların azaltılması, boşanma durumunda eşlerin planlarının ayrı tutulması gibi destekler sağlanabilir.


Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.Required fields are marked *