İlk yazımızda Türkiye’de engelli bireylerin karşılaştığı istihdam sorunlarından bahsetmiş, ikinci yazımızda da engelli istihdamını arttırmak için gelişmiş ülkelerde uygulanan destekli istihdam modelinin genel çerçevesini çizmiştim. Bu yazıda destekli istihdam modelini detaylandırıp uygulanabilecek diğer çözüm önerilerini yazıyorum.
Destekli İstihdam modelinde belki de en kritik rol şüphesiz iş koçlarına düşmektedir. İş koçları, engelli bireyin işgücü niteliklerini arttıracak kariyer planlamasını yapmak, bu bireyin özelliklerine göre açık iş fırsatlarını değerlendirmek ve bireyin işyerine uyumunu sağlamak gibi hayati görevleri üstlenmektedir. Bu uzmanlar bireysellik, erişilebilirlik, gizlilik, bilgilendirme, kendi kararlarını kendi verme gibi ilkeler ışığında engelli danışanlara;
- Mesleki profilleme,
- İş Bulma,
- İşveren ile İletişim,
- İşte ve İş Dışında Destek sunma gibi hizmetleri üstelenen kişilerdir.
Dolayısıyla iş koçlarının sayısının ve niteliklerinin iyileştirilmesi destekli istihdam modelinin başarısı için de kilit öneme sahiptir. Peki iş koçlarının sayısının ve niteliklerinin iyileştirilmesi için ne yapabiliriz?
- Mevcutta Türkiye’de İş Koçluğu sertifikası veya Destekli İstihdam Uzmanı unvanı Mesleki Yeterlik Kurumu yeterliklerinin içinde değildir. Bunun için akreditasyon sürecini başlatabiliriz.
- İş Koçu Sertifikası bazı sivil toplum kuruluşları tarafından sağlanmaktadır. 2020 itibariyle sertifika için eğitim ücreti 7.800 TL + KDV olarak hesaplanmıştır. Bu miktarın bir kısmının devlet tarafından karşılanmasını sağlayıp sosyal hizmetler/özel eğitim öğretmenliği vb. gibi bölümlerden mezun kişilerin bu alana kaymasını teşvik edebiliriz.
- İş Koçlarının farklı tür engellere ve kabiliyet kısıtlamalarına yönelik bilgi sahibi olması önem taşıdığı için bu uzmanların çalışmaya başladıktan sonra düzenli olarak engeller ve kısıtlamalarla ilgili eğitimler almasını mecbur tutabiliriz.
- Destekli İstihdamda amaç engelli bireylerin ilgi alanları, yetenekleri ve istekleri doğrultusunda bir işe yerleştirilmeleridir. İş Koçlarının engelli bireyleri yönlendirebilecekleri eğitimler, beceri farkındalığı gibi alanlarda becerilerini arttıracak sürekli eğitimler tasarlayabiliriz.
- Engelli bireyler iş hayatlarında erişim zorluklarından zorbalığa kadar birçok sorun ile karşılaşmaktadır. Dolayısıyla iş koçları engellilerin iş yerlerinde yaşayabilecekleri zorluklar konusunda stratejiler belirlemeli, karşılaşılan sorunlara ve çözümlere dair belirli aralıklarla bilgilendirilmelidir. Bu amaçla iş koçlarının bağlı olduğu merkezi otoritenin yayınladığı üç aylık kısa raporlar ile karşılaşılan sorunlar-çözümler ile ilgili bilgi akışını sağlayabiliriz.
- İş koçlarının sunduğu hizmetlerin ve hizmet kalitesinin engelli danışanlar tarafından değerlendirilmesini sağlayarak karşılıklı geri bildirim mekanizmalarını güçlendirebiliriz.
- İş koçlarının üzerindeki iş yükünü makul oranda tutabiliriz. Örneğin Norveç bu uzmanların niteliğine ve uzman başına düşen vaka sayısına çok dikkat etmektedir (Norveç’te danışan sayısı 12, İsveç’te ise 10–20 arasında değişmektedir). Dolayısıyla iş koçluğu mesleğini kurumsal hale getirip bir koça 100 danışan yüklemek amaca hizmet etmeyecektir.
Engelli istihdamını desteklemek için destekli istihdam modeli kapsamında dikkat edilmesi gereken bir başka konu da “Güvenli ve Dışlayıcı Olmayan İş Yerleridir”. Destekli İstihdam programlarıyla desteklenen engelli bireylerin çalıştıkları iş yerleri dışlayıcı olmayan, güvenli, sağlıklı, rahat ve zorbalığa karşı etkin mücadele veren yerler olmalıdır. Bu türden firmaların yaygınlığını artırmak için;
- Engelli dostu, erişilebilir ortamlar yapan ve destekli istihdamdan yararlanan firmalara vergi indirimleri, prim ödemeleri gibi konularda destek sağlayabiliriz.
- Firmaların engelli bireylere kurum içi eğitimleri sunmalarını zorunlu hale getirebiliriz.
- Destekli İstihdamda engellilerin sosyal ve fiziksel entegrasyonu hayati önem taşıdığından firmalardan kurum içi farkındalık yaratma eğitimleri vermelerini isteyebiliriz.
- Firmaların istihdam ettikleri engellilerin iş koçları ile düzenli aralıklar toplanmasını ve karşılıklı geri bildirimde bulunmalarını sağlayabiliriz.
Son olarak, destekli istihdam modelinin başarıya ulaşıp engelli istihdamını ve işgücü niteliğini arttırmak için devletin atması gereken diğer adımları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:
- Eşit işe eşit ücret yasası kabul edilmelidir,
- Engelli Hakları Sözleşmesi yapılacak tüm politikalarda taban olarak belirlenmelidir.
- Destekli İstihdam Modelinin potansiyeli halihazırda hizmet verilen birçok engelliye tanıtılmalı ve tanınmalıdır,
- Mevcuttaki uzman destekli istihdam sektörünün kapsamını genişletmek ve kalitesini artırmak için yeterli fonlama sağlanmalıdır. Bu fonlamanın içeriği başta bu konuda çalışan sivil toplum kuruluşları, engelli dernekleri ve sosyal hizmetler uzmanları tarafından belirlenmelidir,
- Mevcut istihdam büroları ile (İŞKUR Hizmet Merkezleri gibi) destekli istihdam modeli arasındaki bağlar güçlendirilmeli, koordinasyon için önlemler alınmalıdır,
- Engelli kişilere evde olduğu kadar işte de kişisel yardımın sağlandığından (ve tersinden) emin olunmalıdır,
- İşveren-İş arayan arasındaki bağı kısaltmak için Ortak İş Yönlendirme Mekanizmaları kurulmalıdır,
- İş Koçu sisteminin belirli bir süre sonraki verilerine dayanarak, engellilerin en çok tercih ettiği/edebileceği konularda mesleki kursların açılması için planlamalar yapılmalıdır,
- Engellilerin gelir vergisi muafiyeti engelli bireyin avantajına olacak şekilde düzenlenmelidir,
- Çalışan engellilerin çalışmaları esnasında (başta engelleri ile ilgili olmak üzere) ihtiyaç duydukları ekipman sağlanmalıdır.
- Engelli vatandaşlara sağlanan sosyal yardım desteği çalışmaya başlandığında da devam ettirilmelidir.